Çocukluk ve ergenlik döneminde stres…

  • Çocukluk ve ergenlik döneminde stres…

Çocuklar ve ergenler de stres yaşarlar. Onlar tepkilerini nasıl gösterirler? Anne babalar stresli çocuklarına nasıl davranmalılar? Klinik Psikolog Pınar Mermer açıklıyor.

Çocukluk çağı genelde çocukların umarsızca yaşadığı, rahatça uyuyabildiği, oyundan başka bir şey düşünmediği bir yaşam dönemi olarak düşünülür, aslında böyle olmalıdır da. Ancak stres, sadece biz yetişkinlerin değil, çocuklarımızın da yaşamlarını etkileyen önemli bir sorun. Çocukluk ve ergenlik döneminde stres...Stres, günümüz modern dünyasında, çocuklarımızı, tahmin ettiğimizden çok daha fazla etkiliyor.

  • Çocuklar neden strese girer?

Çocuklardaki stresin de, yetişkinlerde olduğu gibi birçok kaynağı olabilir. Yoğun bir okul temposuna, okuldan verilen ödevlere, projelere, yapılması gereken görevlere ve yine yoğun olan bir aktivite programına yetişmeye çalışmak, arkadaşlık ilişkilerinde istenileni yakalamaya çalışmak, öğretmen ve ebeveynlerinin beklentilerini karşılamaya çalışmak, çeşitli hastalıklar, kayıplar, hatta trafik gibi birçok nedenden dolayı çocuklarımız da sıklıkla stres altında kalırlar.

Stres, aslında hepimiz için, harekete geçmemiz için bir motivasyon kaynağıdır. Hatta stres, olumlu deneyimlerle birlikte de hissedilebilir. Yaşanan stres, kontrol edilebilir ve doğru yönlendirilirse, belirli bir enerji açığa çıkarmamızı, problem çözmemizi ve başarılı olmamızı sağlar. Ancak yoğun stres bizlerde de çocuklarımızda da psikolojik ve fiziksel bir dizi probleme yol açar.

Stresi çevremizde olan bitenlere karşı verdiğimiz bir tepki olarak düşünürsek, bir çocuğun hayatında ne kadar çok stres faktörü olduğunu anlamamız zor olmayacaktır. Çocukluk dönemi, büyümek yeni beceriler edinmek gibi başlı başına büyük değişimlerin yaşandığı, yeni deneyimler ve belirsizliklerle dolu bir dönem. Ancak neredeyse her çocuğun bu değişimlere verdiği tepki farklı oluyor. Aynı konuyu kimi çocuk sorun olarak algılamaz veya kolayca bir çözüm getirirken, kimi çocuk stres verici bir deneyim olarak yaşıyor. Hatta çocuklukta başlayan yetişkinlikte de devam ediyor.

  • Neden bazı çocuklar stres deneyimini daha yoğun yaşıyor?

Çocukların stresi nasıl deneyimledikleri ve ifade ettiklerini belirleyen bir sebep bulundukları gelişimsel dönem. Zihinsel ve duygusal kapasiteleri geliştikçe stresle baş edebilme becerileri de gelişecektir.

Bir başka neden ise çocuğun geçmiş deneyimleri. Eğer bir çocuk anne karnından itibaren her hangi bir dönemde yoğun strese maruz kalmışsa, o çocuğun kendini düzenleyebilme ve stresle bas etme mekanizmalarını çalıştırması da kolay olmayacaktır. Bir diğer önemli faktör de yetişkinlerin çocuğun stres deneyimine karşı tepkilerdir. Bu tepkiler de içinde yaşadığımız kültürden ve bizim geçmiş deneyimlerimizden etkilenir.

  • Sık görülen stres tepkileri

Çocuklar ağlamak, üzülmek, kaygılanmak gibi stres reaksiyonları verdiği zaman çoğunlukla “Ne var bunda ağlayacak?”, “Kaygılanacak hiç bir şey yok” gibi tepkiler veririz. Bu tepkilerimizle çocuklarımızın “Benim hissettiklerim doğru değil”, “Ağlamamı durdurmalı, duygularımı içime atmalıyım”, “Kaygılanmak ve üzülmek doğru duygular değildir, bunları bastırmalıyım” gibi mesajlar çıkarmalarına sebep olur.

Duygularını tanımayan, ifade edemeyen, bastıran çocukların içe kapanan, özgüvensiz, mutsuz, yaptıklarından keyif alamayan veya öfke patlamaları yaşayan, empati geliştiremeyen, söz dinlemeyen çocuklar olduğunu görürüz. Bu durum yetişkin olunca da genellikle aynı şekilde sürer.

Yapılan son araştırmalar genelde güçsüzlük, çaresizlik, kırılganlık sembolü olarak görülen ağlamanın aslında stresi azalttığını göstermiştir. Gözyaşının içinde stres hormonuyla karşılaşan araştırmacılar, iyi bir ağlamanın kişiyi rahatlattığını hatta kırılganlıklarını gizlemeyen insanların diğerlerine göre daha mutlu bir hayat sürdüklerini göstermektedir.

Çocuklarımızın duygularını tanımalarına ve ifade etmelerine olanak tanımak, bizlerle olumsuz duyguları hakkında konuşmalarına izin vermek, günlük hayatta karşılaştıkları stresin etkilerini azaltacak hatta stresle daha kolay baş edebilen yetişkinler haline gelmelerini sağlayacaktır.

Günümüz modern toplumlarında, çocukların oyun saatlerinin kısıtlanması ve onlardan beklentilerin artması da çocuklar için bir diğer stres kaynağıdır.

Çoğu zaman çocuklarımız hayatta başarılı olamayacaklar kaygısıyla, onlara sürekli bir şeyler öğretme çabasında buluruz kendimizi.

Örneğin yeni yeni doğa resimleri yapmaya başlayan çocuğumuz heyecanla yaptığı resmi kaldırıp bize gösterir ve tepkimizi merakla beklerken, bizim “öğretme ve geliştirme” refleksimiz devreye girer: ”Güzel resim ama bulutları düzgün çizememişsin.”

Veya matematiğini geliştirmeye çalışan ve çabaları sonuç veren, sınavdan 80 alan çocuğumuza “Neden 90 değil? Diğerleri kaç aldı?” gibi tepkiler verebiliyoruz.

Çoğu zaman pozitif motivasyon vermek adına, ertesi gün sınavı olan ve kaygıdan uyuyamayan çocuğumuza “Sen hepsini başaracaksın. Benim çocuğum başarır” gibi cümleler kurabiliyoruz.

Aslında bunların hepsinin fazla beklentiler olduğunun ve çocuklarımızı özgüvenler olmaktan uzaklaştırarak stres altına soktuğunun farkına varamıyoruz.

Özgüveni az olan çocukların genelde stresle baş etme becerileri de yeterince gelişmemiş olur.

Yine zaman zaman çocuklarımızın hem başarılı hem de sosyal çocuklar olması adına onlar için yoğun programlar oluşturabiliyoruz. Örneğin okul sonrası özel ders ve hafta sonları bale, piyano, yüzme ve binicilik dersleriyle birlikte proje ödevi yapan çocuklar, bir süre sonra cok yoruluyor.

  • Strese karşı fiziksel tepkiler

Yorgun olan çocuklarımız, çevresel beklentilerle baş edebilecek yeterli kaynağa sahip olmadıkları anda stres tepkileri vermeye başlıyorlar. Uykusuzluk, yeme problemleri, gerginlik, alınganlık…

Dikkat edin, böyle zamanlarda çocuklarımız kıpır kıpır ve huzursuz, huysuz olurlar. Okula gitmemek için nedenleri karın ağrısı, spora gitmemek için kusma olabilir. Kimi zaman yetişkinler çocukların böyle tepkilerinin gerçek olmadığını düşünürler. Özellikle “Tamam evde kal dinlen o zaman” dendiğinde gecen bu şikayetler anne babaların kafasını karıştırır.

Aslında bu tepkiler stres tepkileridir ve stresli durum ortadan kalkınca ortadan kaybolurlar. Stresin psikolojik yüküne karşı verilen fiziksel tepkiler aslında gerçekten hissedilir.

Çocuklarımızın stresli zamanlarda verdikleri tepkilerin bir kısmı da bizden modelleme yoluyla öğrendikleri tepkilerdir. Dolayısıyla çocuklarımızın stresle nasıl baş etmelerini istiyorsak o şekilde davranarak onlara doğruyu öğretebiliriz.

Çocuklarımıza hayatlarındaki zor zamanlardan geçerken vereceğimiz destek hem bizimle kurdukları ilişkinin kalitesinin hem de ileride stresini ne kadar iyi yöneten bir insan olacaklarının belirleyicisi olacaktır.

Copyright © 2008 Orkidemce.Com Tasarım Mursel Aygun
  »    » 
Bu sayfa 134 adet veri tabanı sorgusu sonucunda 0,738 saniyede oluşturuldu.