Mamografide tomosentez dönemi…

Mamografide tomosentez dönemi…

Mamografide tomosentez olarak isimlendirilen yeni teknoloji ile yoğun meme dokusu olan kadınlarda daha detaylı görüntü alınabiliyor.

Düzenli mamografi taraması meme kanserinden kaynaklanan yaşam kayıplarını belirgin olarak azaltıyor.

Mamografinin erken tanıda en etkili yöntem olduğunu uluslararası birçok çalışma da kanıtlıyor. Konuyla ilgili sorularımızı Mamografide tomosentez dönemi...Marmara Üniversitesi Radyoloji Bölümü öğretim üyesi Prof. Dr. Erkin Arıbal yanıtladı.

Mamografi kimler için önerilen bir tarama yöntemi? 40 yaş sınırının nedenlerini de açıklar mısınız?

Tarama yapmak için bir hastalığın sıklığının yüksek ve erken yakalandığında tedavi edilebilir olması gerekiyor. Meme kanseri sıklığı 40 yaş sonrasında belirgin olarak artıyor. Yaş arttıkça risk de orantılı olarak yükseliyor. 40 yaş altında ise sıklığın çok az olması tarama anlayışına uymadığından önerilmiyor. Ayrıca meme dokusu yoğun olduğu için değerlendirmeyi zorlaştırıyor. Ancak ailesinde meme kanseri görünme sıklığı fazla olan yüksek riskli kadınlarda 40 yaş öncesinde de tarama yapılıyor. Yüksek riskin bir uzman tarafından hesaplanması gerekiyor.

Mamografinin avantajları nedir?

Mamografinin uygulaması kolay ve meme kanserinin erken tanısında en etkili yöntem olduğu birçok uluslararası çalışma ile gösterildi. Düzenli mamografi taraması meme kanserinden ölümleri belirgin olarak azaltıyor. Meme kanseri olan her üç-dört kadından birinin bu şekilde hayatı kurtarılabiliyor.

Kitlelerin görülmemesi riski var mı?

Radyolojide yapılan birçok tetkik gibi mamografi de yüzde 100 etkili bir yöntem değil. Özellikle yoğun meme dokusu olan menopoz öncesi dönemdeki kadınlarda mamografinin bu hassasiyeti düşebiliyor. Buna rağmen mamografi erken dönem kanserleri yakalayabilen en etkin, en kolay uygulanabilen tarama yöntemi olarak kendini ispatladı ve 40 yıldan uzun zamandır yaygın olarak kullanılıyor. Meme kanseri taramasında mamografi tek başına etkin bir yöntem olarak kabul ediliyor. Şikayeti olan olgularda ise mamografi yanında ultrason gibi ek tetkikler yapılması gerekebiliyor. Ancak dijital mamografinin bu soruna yeni çözümler üretebilmesi mümkün. Özellikle tomosentez olarak isimlendirilen yeni bir teknoloji ile yoğun meme dokusu olan kadınlarda daha detaylı görüntü alınabiliyor.

Mamografi sırasında alınan radyasyon miktarından endişelenmek gerekiyor mu?

İlk modern mamografi cihazları 1960’lı yıllarda üretilmeye başlandı. O zamandan bu güne teknolojideki ilerlemeler sayesinde cihazlar çok gelişti. Tabii ki cihazlardaki en büyük gelişme filmin kalkması ve dijital tekniğe geçiş ile oldu. Dijital mamografi sayesinde dozun azaltılması ve elde edilen görüntünün kalitesinin artırılması mümkün olabildi. Dijital mamografi ek teknolojilerin geliştirilmesine ve eklenmesine olanak veriyor. Son yıllarda geliştirilen tomosentez tekniği ile meme dokusu daha detaylı incelenebilir hale geldi.

Nasıl uygulanıyor?

Mamografi cihazları kadınlar için özel olarak meme yapısına uygun üretilen cihazlar. Bu nedenle kulanım açısından ergonomik yapıdalar. Ancak meme dokusunun çekim sırasında sıkıştırılarak inceltilmesi görüntünün kaliteli olması açısından büyük önem taşıyor. Sıkıştırmanın iyi yapılmadığı durumda gereksiz yere meme dokusu daha fazla radyasyon dozu alıyor ve görüntü kalitesi düşük oluyor. Erken meme kanserinde aranan bulgular milimetreden küçük olduğundan kaliteli görüntü mamografide vazgeçilmez bir unsur… Bu sıkıştırma işlemi kişiden kişiye farklı oranda rahatsızlık yaratabiliyor. Ancak memenin pozisyonlanması ve sıkıştırılması sırasında bu işlemi yapan teknisyenin becerisi de büyük önem taşıyor. Konunun hakimi, eğitimi olan teknisyenlerin pozisyonlamasında rahatsızlık hissi daha az oluyor. İşlem çok kısa sürüyor ve her memeden iki poz alınıyor.

Copyright © 2008 Orkidemce.Com Tasarım Mursel Aygun
  »    » 
Bu sayfa 147 adet veri tabanı sorgusu sonucunda 0,802 saniyede oluşturuldu.